Erdoğan Eğmen
MASKENİ TAK!!! MASKENİN BÜYÜK VE BÜYÜLÜ GÜCÜ
5 Şubat 2021 Cuma 01:30:56

MASKENİ TAK!!!

MASKENİN BÜYÜK VE BÜYÜLÜ GÜCÜ

Biz tiyatro sanatınla uğraşanlar bunun her zaman farkındaydık. Farkında olmamızın sebebi de gözümüzün ve ruhumuzun bir köşesinde duruyor olmasıydı bence. Ama diğer insanlar onları hiçbir zaman fark etmedi, ne kadar fark edilmeseler de maskeler her zaman günlük yaşamın bir parçasıydı, sanat ve kültürde popüler bir motif oldu.

Çok eski zamanlardan beri insanlar maskeleri bir dönüşüm, iletişim, sindirme ve koruma aracı olarak kullandılar.

Maske bir kutsallık pervanesi olarak ortaya çıktı ve kült bir sahne olarak kaldı. Ritüel maskeler hayvanları, ruhları, mitolojik varlıkları, doğanın güçlerini tasvir etti. Dini ayinlerde katılımcılar tarafından giyildi. Antik çağlardan beri dünyanın birçok kabilesi ve halkı arasında yaygın olarak biliniyorlar. Din ritüellerinde maske, ruhlar ve doğanın mistik güçleriyle bir iletişim aracı olarak hizmet etti. Ritüel maskenin güçlü bir enerjisi vardı, çünkü ritüel sırasında taşıyıcısı kendisi olmaktan çıktı ve maskede tasvir edilen özde reenkarne oldu. Şimdiye kadar folklor gelenekleri, maskenin büyük dönüştürücü gücüne olan inancı korumuştur ve bundan sonra da koruyacağını düşünüyorum. Bu büyülü enerjiyi ve sanatı uzun sürede kullanacağını düşünüyorum.

Çok eski zamanlardan beri var olan taştan yapılmış maskeler bizlere kadar geldi. En eskisi yaklaşık 13 bin yaşında. Bu maskelerin yapımında malzeme olarak bitkiler, tüyler, tahta, deri, kumaş, metal veya papirüs kullanılmıştır. Altın, istisnai durumlarda kullanılmıştır, örneğin eski Mısır firavunu Tutankhamun'un cenaze maskesi için kullanılmıştır. Tutankhamun'un altın maskesi, eski Mısır takı sanatının güzel bir örneğidir. Cenaze maskesi, merhumun yüzünden alçı olan ve yaşayanların dünyasında kalan alçıdan yapılmış bir ölüm maskesinin aksine, ölen kişinin yüzünü öbür dünyaya yaptığı yolculuk için korurdu.

MASKE YÜZDÜR GÖRÜNTÜYE ALDIRMA

Eski Yunanlılar, maskeyi Avrupa'da bir kültürel varlık haline getirdi. Antik tiyatro, bağcılık ve neşeli bayramların koruyucu azizi Dionysos kültünden doğmuştur. Ancak Dionysos aynı zamanda insan ruhunun derin başkalaşımını simgeleyen bir tanrıydı, insanlara sadece yüzeyde yatan şeyi görmeyi değil, aynı zamanda o şeylerin gerçek özünü anlamayı da öğretti.

Antik tiyatrodaki maskeler sadece gülmek ya da ağlamakla kalmıyordu, onlarca farklı insan tipini ve ruh halini kişileştirdiler. Antik Yunanlıların tiyatro maskelerine "maske" demedikleri biliniyor. Yunanlılar "prosopon" derlerdi, bu kelimenin tam anlamıyla "önünüzde gördükleriniz" anlamına gelir. Eski Yunanlılar da aynı kelimeyi başın önü için kullandılar. Yani hem yüz hem de tiyatro maskesi "prosopon" dur.

Eski Latinler tiyatro maskesine benzer bir kelime "persona" diyorlardı. Zamanla, sahne rolü ve ardından bir kişinin kamusal yaşamda oynadığı rol olarak adlandırılmaya başlandı. Tarih boyunca sayısız semantik metamorfoz, kişiyi bir birey olarak tanımlayarak, "kişilik" anlamının orijinal anlamındaki "teatral maske" olan "persona" da ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yine bir paradoks. Peki öyleyse neden modern Avrupa dillerinde, bir maskeyi belirtmek için Yunanca veya Latince bir terim değil, tamamen farklı bir kültürel bağlamdan bir kelime kullanılıyor?

Hıristiyanlık, yüz ve maskenin temel birliği kavramı da dahil olmak üzere tüm tanrıları ve paradokslarıyla antik kültürün yerini aldı. Belirli bir amaç için bir yüzü gizleyen bir nesne yeni bir isim almıştır. "Maske" nin "şakacı" veya "maskeli balo yapan adam" anlamına geldiği Arapça dilinden geldiğine inanılıyor. Bu terimin Sicilyalı Araplardan İtalyan diline geçmesi ve oradan da tüm dünyaya yayılması mümkündür. Ne olursa olsun, maskenin eski zamanlarda olmayan yeni bir anlamı var: kelime, gerçek yüzü sahte bir maskenin arkasına, yani bir yalanla saklamakla ilişkilendirilmeye başlandı.

İŞKENCE, VEBA VE MASKELİ BALO

Ortaçağ Avrupası, eski gülme ve ağlama maskelerini unutarak, yaşayan insanlar tarafından gerçek gözyaşlarının döktürüldüğü maskeyi kendi icat etti. Huysuz eşler ve dürüst olmayan kocalar, onursuzluğu simgeleyen metalden yapılmış maskeleri insanlara "utanç verici maskeler" takıp insanları halka açık bir yerde utanç içinde acı çekmeye maruz bırakıldı. İtaatsiz okul çocuklarına bile eşek kulaklı bir maske taktılar.

O dönemde gönüllü olarak takılan tek maske veba doktorunun maskesiydi, salgın hastalıklar sırasında ortaçağ doktorları tarafından gönüllü olarak takıldı. Devasa bir kuş gagasına sahip korkutucu maskelerin tedavisi olmayan bir hastalığı önlemesi gerekiyordu, ancak her şeyden önce doktorları (modern solunum maskeleri gibi) enfeksiyondan korudular. Gaga; doktorları veba kokusundan kurtaran kokulu otlar içeriyordu.

Maske, Rönesans'ta İtalyan komedisinde dell arte aracılığıyla kültürel bağlama geri döndü - doğaçlama üzerine inşa edilen farslarda, yarı maskeli aktörler aynı karakterin hayatını sahnede oynadılar.

O zamanlar kostümler, aristokratlar arasında popüler bir eğlenceydi. O zamanın günlük yaşamında, maskeler soylu gezginlerin Avrupa'da gizlice dolaşmasını mümkün kılıyordu. Hatta bu maskelerin ardına sığınıp sokaklarda dilenen soylular bile vardı. Balo maskesi bugün Venedik ve diğer karnavalların geleneklerinde yaşamaya devam ediyor. Ancak maske onların büyük tiyatro sahnesinde yükselmedi. Birçoğu doğu kültüründe yaşamaya devam eden antik maske tiyatrosu geleneği Avrupa'da kaybolmuştur.

ÇAĞDAŞ SANATTA MASKE

Ancak maskenin kült doğumu ve eski terbiyesi nedeniyle karmaşık ve çelişkili metaforu, görsel sanatlarda yüksek sesle yankılandı. Maskeye ilgi, Rönesans'ta çoktan ortaya çıktı. 19. yüzyılın sonunda sanatçılar, maskenin antik çağdaki kökenine doğrudan yöneldiler. Art Nouveau, onu Ekspresyonistler, Dadaistler, Sürrealistler ve yaratıcı avangardın diğer temsilcileri için tükenmez bir ilham kaynağı yaptı. Hatta bazı otoriteler Picasso'nun Afrika totem maskelerine olan aşinalığının bir sonucu olarak yeni bir sanat tarzı olarak Kübizm'in ortaya çıktığına inanıyor.

Modern kültürde, maske görsel sanatlarda yaşamaya devam ediyor, sinema ve video oyunlarına giriyor ve popüler müziği fethetti. Maskeler hayali karakterler ve gerçek ünlüler tarafından giyilir oldu. Michael Jackson kendi yüzünü bile maskeye çevirmişti hatırlarsanız. Daft Punk, kendine özgü kamuflajı olan kasksız görünmüyor artık. Diğerleri için makyaj maskesi yeterli geliyor olmalı. Bir maske kullanmak için çeşitlerinden daha az sebep yoktur. Yeni bir yüz olarak maske, hem kişinin algısını hem de başkalarının tepkisini aynı anda değiştirir.

Bakalım, koruyucu maskeler giymiş şu anki dünya nasıl değişecek.

Bu yazının sonuna geldiğimde ise tek dileğim;

Zamanla, maskeye yalnızca belirli mesleklerdeki uzmanlar tarafından tekrar ihtiyaç duyulacağına ve bizi korkutmayacak, bizi memnun edeceğine inanmak istiyorum.

Lütfen Maskenizi Takınız...

Kırgızistan'dan Sevgilerle

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı