Gökhan Ateş
Mevzuya girelim
22 Şubat 2017 Çarşamba 19:19:35

Mevzu “Hayır”…

Öyle derin falan da değil.

Ancak durumu karmaşıklaştırmaya çalışıp, karmaşıklaştırmak şöyle dursun daha da berraklaştıran kişileri de anmadan geçemeyeceğim.

Ülke genelinde referandum özelinde “hayır” oyuna vereceklere yönelik, baskı, tehdit, şantaj, etiketleme falan malum.

İç savaş senaryoları üreten mi dersin, referanduma cumhuriyetle yapılan son savaş gibi bakan mı dersin, terör örgütleri ile “HAYIR” oyu verecekleri bir tutan mı istersin…

Bunları okudunuz, durumun hassasiyetini anladınız, bu çamura yatma, bel altı vurmaya çalışıp vuramama durumlarının ne anlama geldiğini de az çok kestirmişsinizdir.

Mevzumuzda haklıyız, HAYIR’lı gidiyoruz, iyi de gidiyoruz…

*

Neyse ben lafı fazla uzatmayıp hemen Edirne özeline bir zengin geçişi yapayım…

Konumuz Şemsettin Emir.

Geçen öyle alelade bizim gazetenin sitesine bakarken kendisinin referandum konusunda yaptığı açıklamalara denk geldim.

Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

Şemsettin Emir 7 Haziran seçimlerinde tepeden inip tüm teşkilatı dumura uğratmış, 1 Kasım’da kısa vekillik macerasına tepeden son verilip kendisi deyim yerindeyse dumura uğramıştı.

Uzun zamandır da zatı şahanelerini gazete sayfalarında görmüyor, sesini  de duymuyorduk.

*

Referandum konusunda fikri sorulan Emir’in cevabı yine partizan olmuş…

CHP şu köprüye hayır dedi, bu yola hayır dedi, havaalanına hayır dedi falan filan.

Bu mudur yani “HAYIR”ın hikayesi…

Bu kadar basit midir?

Yola, köprüye, gökdelene, sömürüye hayır deyince referanduma hayır demesi doğal yani?

*

Bu “HAYIR”ın içinde hiç çiğnenen hukuk, ayaklar altına alınan ülke itibarı, kundaklanan sanat merkezleri, üniversiteden apar topar atılan Atatürkçü akademisyenler, sansür, baskı, tutuklu gazeteciler -bir zamanların cemaat borazancıları, tetikçileri hariç, onlar hakkında o kadar demokrat düşüncelere sahip değilim-, ayrımcılık, mezhepçilik, Atatürk ilkelerinin milli eğitimden, izlerini kamudan ve tüm ülkeden silmeye yeltenmek, cümle alemin, savaştığı komutanların bile üstünlüğünü kabul ettiği böyle bir kurucu liderle hesaplaşma gayreti, kindar nesil çığırtkanlığı vs. vs. hiç yok yani?

Varsa yoksa, yollar, köprüler, binalar?

İyi de devletin asli görevi zaten yolları, köprüleri, ülkenin, bölgenin, şehirlerin ulaşım ihtiyaçları çerçevesinde düzenlemek, çağın şartlarına uygun hale getirmek.

Bunda övünülecek evet hayır dedirtilecek bir durum yok ki…

*

Siz bu ülkenin Kurtuluş Savaşı kazanmış Gazi Meclisi’nde Edirne gibi aydın, Atatürk ilkelerine ve devrimlerine sahip çıkan bir ilin temsili onurunu üstlendiniz.

Dolayısıyla herkesten önce sizin bilmeniz, anlamanız, anlatmanız gerekirdi ki; 16 Nisan “ Evet -Hayır Referandumu” partizanlık yapılacak, fanatik partili sloganları atılacak bir hadise değildir.

Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin rejim değişikliği oylamasıdır.

Burada partilerin görüşleri, ne dedikleri, ne yönde propaganda yürüttükleri önemli değil…

Asıl önemli olan, getirilmeye çalışılan değişikliğin kimler tarafından halka doğru, yalın, eğip bükmeden, kem küm etmeden, kıvırmadan ve açık bir şekilde anlatılmaya çalışıldığıdır.

*

Öyle umuyorum ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında görev yapan, bu şerefe erişen biri olarak getirilmeye çalışılan anayasa paketini bu demeci vermeden evvel inceleme fırsatına erişmişsinizdir.

Aksi bir ihtimali nedense düşünmek istemiyorum.

Saygılar.

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı