Gökhan Ateş
Bu damar o damar değil
20 Ekim 2016 Perşembe 06:16:39

 

 

Bir Musul türküsüdür tutturulmuş, Misak-ı Milli damarıdır bastırılmış, almış başını gidiyor.

Suriye’de, Irak’ta yaratılan bataklığa itinayla, adım adım çekilen güzel ülkem, güzel insanlarım!

Bu türkünün notası yok, bu damarın Atatürk’ün Gençliğe Hitabesin de bahsettiği damar ile alakası yok.

Gözünü seveyim uyan.

Kabustasın, karabasan inmiş gövdene…

Uyanmak istiyorsun, kendince çırpınıyor, avazın çıktığı kadar da bağırmaya çalışıyorsun ama olmuyor…

Çığlıklarını kendin duyuyorsun…

Çünkü seni uykundan uyandıracak duayı bu basiretsiz muhalefet de bilmiyor.

*

OKAN GAYTANCIOĞLU & ERDİN BİRCAN NABER?

*

Okan Hoca, Erdin vekil ne yaparlar?

Afiyettedirler inşallah.

Beni sorarlarsa ben iyiyim, kendilerini izleyemediğim için bir hal hatır sorayım dedim.

Bir takım dedikodular duyuyorum yüksek şahsiyetleri hakkında elbette…

Ama şimdi o dedikoduların içine dalacak enerjiyi kendimde bulamıyorum.

Günü gelince kendilerine duyduklarımı iletirim.

Şu an için sadece hal hatır sormak geldi içimden.

Valla bak.

Öptüm çok.

*

MADONNA’YI KURTARMAK

*

Ülkede bi Kürk Mantolu Madonna mevzusu patladı.

Sabahattin Ali’nin kırklı yıllarda yazdığı romanı, sabah kuşağında yayın yapan programların birinde magazinel bir şekilde ele alınırken, kör cahilenin biri tarafından bugünün dünyaca ünlü şarkıcısı Madonna’sı zannedilerek topluma aktarıldı.

Programın moderatörleri meseleyi sonradan uyanıp bizim cahileyi dürtseler de, bizim ki burnundan kıl aldırmayıp mevzuyu kotarmaya çalışıyor aklınca.

Mevzu özetle bu…

Ben olaya kendimce hayıflanarak bakıyorum…

Bu kitap avcumun içine defalarca düşmesine rağmen hiç okumadım.

Hep “sonra okurum bunu ya, şimdi şunu okuyayım” diyerek hep ikinci, üçüncü seçenek olarak bıraktığım bazı kitaplardan biri de buydu.

Sonra bu olay patladı.

Açıkçası böyle yarı cahil insanların – ki en tehlikeli tiplerdir kendileri- bu gibi konularda ortaya çıktığı anda kitabı okumuş, hatta kitabı bikaç kez okumuş kişilerin yaşadığı “ya bi. s. g.” şeklindeki özgüven dolu alaycı gülümsemeleri ile aynı derece de duydukları utanç, acıma hislerini tatminkar bir şekilde yaşayamadım.

Resmen içimde kaldı.

*

İÇSEL BİR DURUM

*

Bazen yanlış yaparız.

Yanlışlarımıza benzemediğimiz sürece sorun yok.

Hayat bizleri doğruya götürürken, doğru bildiğimiz yanlışları da yüzümüze tokat gibi çarpabilir.

Doğru bildiklerimiz ile yanlış bildiklerimiz zamanla yer de değiştirebilir.

Hatta öyle bir an olur ki, başınızdan geçen tek bir olay; hayatınız boyunca biriktirip kolladığınız tüm değerleri bir çırpıda hiç edebilir.

Peki ne yapmak lazım?

*

Kendimize dürüst olmamız lazım…

Hayatımızdaki tüm bu çarpıklığı o zaman aşabiliriz.

 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı