Erdoğan Eğmen
WİLLİAM SHAKESPEARE ASLINDA BİR MÜNECCİMDİR
20 Ağustos 2016 Cumartesi 00:32:13

Ülkede toz duman almış başını giderken, insanın eli varmıyor bazen sanatsal yazılar yazıp sanatın gerekliliğini anlatmaya. (Esasında tam sırası ama anlayacak insan nerede.)

*

Bu haftaki yazımızda Shakespeare ‘in yüzyıllar önce yazdığı, şimdilerde biz sanatseverlerin “vay be” dediğimiz, entelektüelitesi büyük ve sanatsal oyunlarından alıntılar olacak.

Bizim ülkemizin durumlarına atıfta bulunan ama şairane üslupta bir görüş açısı sunacağım sizlere (Ne de olsa serde sanatçılık var.)

Ne gereği var demeyin…

Ülkenin bu durumunu görüp de tepkisiz kalmak, vatan hainliğinin diğer adı olsa gerek diye düşünüyorum.

*

Siyasetten pek anlamam, anlasam da herkes kadar, mensubu olduğum halkım kadar anlarım.

Kısacası politikacı değilimdir ve hiçbir partinin ağzıyla da konuşmam.

Tabii ki de benim gönlümde yatan bir aslan vardır o ayrı.

Tarafsız ve genel bakan aynı zamanda sorgulayan, tepki veren eğitimci - sanatçı olmayı ustalarımdan ve hocalarımdan çok uzun zaman önce öğrendim.

*

Neyse gelelim bizim Shakespeare abiye.

Adamı ne kılıklara soktuk Türkiye’de.

Hemen Shakespeare’i kısaca tanıtıp, anlatayım son saçmalığı sizlere.

*

"William Shakespeare:

(26 Nisan 1564 (vaftiz) – 23 Nisan 1616), İngilizcenin en büyük yazarı ve dünyanın seçkin drama yazarı kabul edilen İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu.

Sıklıkla İngiltere'nin ulusal şairi ve "Avon'un Ozanı" olarak anılır.

Günümüze ulaşan eserleri, bazı ortaklaşa yazılanlarla birlikte 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir ve birkaç diğer kaynağı belirsiz şiirlerden oluşur.

Oyunları bütün büyük dillere çevrildi ve diğer bütün oyun yazarlarından daha çok sergilendi"

*

Ama gel gör ki bu böyle değilmiş bunu öğrendim canım güzel ülkemde.

(Gülerken sandalyeden düşmemek için kendimi zor tutuyorum şu anda.)

Bu konuyu siz de biliyorsunuz; çünkü bu olay sosyal medyayı bayağı salladı.

Tarihçi Kadir Mısırlıoğlu'nun, hani Shakespeare'in aslında Müslüman olduğunu da iddia ettiği konu.

Mısırlıoğlu, "Shakespeare İngiliz değildir.İngiltere' de bu isimde bir adam gelmemiştir. Shakespeare'in aslı, (buraya dikkat) Şeyh Pir'dir, üstat, ihtiyar.

ve Shakespeare gizli bir Müslüman'dı. 500 yıl önce yazdığı bir tiyatro oyununu, bugün İngiliz bir  çocuk okusa bugün  yazılmış gibi anlar" dedi.

Vallahi dedi…

İşte tam bu noktada ben de hafif bir ampul parlaması zühul oldu.

Dedim ki: "Bu adamın dediğinde bir hikmet var. Bunu araştırmak lazım. Bakın neler çıktı. Hatta üzerine ben de bir şeyler ekledim. -bunlar hep ampul parlamasından oldu- Şimdi sıkı durun, bunu da ben açıklıyorum. Bence Shakespeare, aslında bir müneccimdir"

Aşağıdaki alıntıları okuduğunuzda, buna siz de katılacaksınız.

Yalnız bunların sadece birkaçını örnek olarak yayınlayacağım; merak edenler okur ve daha neler çıkartır düşünmek bile istemiyorum

*

Prospero’ya komplo hazırlayan Caliban Trinculo’ya böyle söyler. “Yak, onun kitaplarını. O zaman Prospero bütün gücünü kaybeder ve büyü bozulur”. Prospero’nun gücünü kitaplardan aldığını bilir. Eski kitaplar neredeyse odadaki mobilyalardan daha çok yer kaplar. Her yeri ele geçirmiş sayısız eski kitap. Yatağın altında, dolaplarda, yerlerde dizi dizi sıralı kitaplar. Kadim bilgilerin, çeşitli sırların, büyülerin gizlendiği başka dünyalara açılan kapılar.

William Shakespeare’in “Fırtına” 

 

(Prospero burada Fetullah Gülen oluyor. Alın adam yazmış işte. Şimdilerde bir yerleri tutuşan insanlar ya kitapları yakıyor ya da poşetleyip çöp tenekelerine atıyor bu kitapları.)

*

Şeytan eğer çıkarına geliyorsa, kutsal kitaptan örnekler vererek bile konuşabilir. Kötü bir ruh, gülümseyen bir hain gibi kutsal şahitler gösterebilir. İşte kötülük, dışarıdan böyle güler yüzlü, böyle kutsal görünebilir.

William Shakespeare  -  Venedik Taciri

(Bak işte adam gerçekten Şeyh Pir. Güler yüzlü derken Gülenden bahsediyor. Durum da bayağı uyuyor.)

*

Şu öğütlerimi yaz kafana...

Düşüncelerinin ağzı, dili olmayacak;

Aşırı hiçbir düşüncenin ardına düşmek yok

Teklifsiz ol, bayağı olma;

Dostlarının arasında denenmiş olanları çelik halkalarla bağla yüreğine.

Ama her zıpçıktı, acemi çaylak arkadaşı da el üstünde tutup elini kirletme.

Kavga etmekten sakın, ama ettin mi de öylesine et ki; korksunlar senden.

Herkese kulağını ver, sesini verme.

Herkese akıl danış, kendi aklını sakla.

Kesenin elverdiği kadar giyin,

Zengin ama gösterişsiz olsun giydiğin,

Sakla vücudunun en güzel yerlerini sevdiğine

Ne borç ver, ne de borç al, çünkü borç vermek çok kez hem paranı yitirmektir hem dostunu,

Her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol

O zaman, gece gündüze varır gibi,

Sen de aldatmaz olursun kimseyi...

William Shakespeare  - Hamlet

Burada ne diyor Şeyh Pir abimiz. Saklayacaksınız kendinizi gece gündüze varana kadar diyor. “Sen de aldatmaz olursun kimseyi” kısmını da yaşayarak görüyoruz.

*

Aslında Shakespeare’in tüm eserleri çok önemli.

Hepsinde insanın karmaşık ruh halleri, hırs, kin, intikam duyguları şiirsel bir dille anlatılır.

Alın herhangi bir yapıtını, dünyanın rastgele bir yerine götürün ve uyarlayın.

Tıpatıp benzeştiğini görürsünüz.

Bu yüzden Shakespeare’in eserleri hiç eskimez.

Hep oynanır, filmleri çekilir.

İnsanlar da azalmayan bir ilgiyle izlerler.

*

BİRİNCİ KADIN

Efendimiz, fazla yükseltiyorsunuz bizi.

APEMANTUS

Elbet, fazla aşağılıksınız da ondan;

Tutulur gibi değilsiniz başka türlü!

William Shakespeare - Atinalı Timon

*

Kalın sağlıcakla…

                                                                                                                                 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı