Gökhan Ateş
Dahi Diktatör – Mustafa Kemal Atatürk
19 Ağustos 2016 Cuma 19:58:46

Amerika’ya geldiğimden bu yana bulduğum bol vakti Türk Tarihi ve Atatürk üzerine daha detaylı ve sistematik okumalar yaparak geçiriyorum.

Son okuduğum Celal Şengör’ün “Dahi Diktatör” kitabı da beni Atatürk’ün çalışma yöntemi konusunda fazlasıyla aydınlatan bir eser oldu.

Paylaşmak isterim.

*

Şengör kitabında, Atatürk’ün hayatında verdiği kararların sistematiğini çok berrak ifadelerle anlatıyor.

Kitabı uzun uzadıya burada size özetleyecek değilim..

Yalnız bir noktaya özellikle değinmek istiyorum..

*

ATATÜRK DİKTATÖR MÜYDÜ?

*

Özellikle Atatürk’ün ölümünün ardından pişirilmeye başlanan ve bugünlerde kaynama noktasına ulaşan “Atatürk bir diktatör müydü” sorusuna Şengör;  “evet bir diktatördü, ama asla zorba değildi” diye cevap veriyor.

Bu ifadesini ise şu tezine dayandırıyor:

Bir ebeveyni düşünün.

Çocuğu belli bir yaşa gelip, dünyayı, çevresini, olup biteni anlayıp, kavrayana, soru sormayı, düşünmeyi, fikir üretmeyi ve kendi karar mekanizmalarını çalıştırmayı öğrenene dek onun hakkında bir takım kararlar alır.

Bu olgunluk yaşı da bilimsel, biyolojik veriler göz önüne alındığında 18’dir.

Atatürk de aynen böyle yapmıştır.

“Yeni kurduğu devlette daha önce atılmaya çalışılan fakat gerek maddi, gerekse donanımlı insan kaynağı bulunamaması sebebiyle ilerletilemeyen işleri, yaptığı sistematik çalışmalarla kararlı bir şekilde sürdürüp, ülke geneline yayabilme yeteneğine sahip bir dâhiydi Atatürk” diyor Şengör…

“Atatürk bir mucizeyi gerçekleştirmedi, Atatürk ilahi bir güçle kazanmadı, o sadece aklın yolunu takip etti ve bu yoldan ilk andan son ana kadar hiç sapmadı” diye devam ediyor ve ekliyor; “bugün Atatürk bize lazım mı? Evet lazım. Siz, Atatürk isminin yerine akıl sözcüğünü koyun, akıl sözcüğünün yerine de Atatürk ismini, akıl bugün bize ne kadar lazımsa Atatürk de o kadar lazım”

Aldığı tüm kararların altında milletin temsilcilerinin imzasının bulunmasına muazzam bir önem verdi, mesela meclise ilk anda kabul ettiremediği kararlarda; meclisi günlerce açık tutup tartıştırarak, mebusları tartışmaktan ve çalışmaktan yorgun düşürerek, kararlarını kabul ettirdi ve kararların altına imza attırıp hemen uygulamaya geçti ve meclise istirahat verdi.

Fakat bu kararlara da sonradan kimse itiraz etmedi.

Kendisine “Efendim neden bu kadar çok zorluyorsunuz, siz bu devletin başısınız, her kararı meclise sormanıza gerek yok” diyen çevresine; “Olmaz çocuk, meşruiyetten ayrılamayız” yanıtını vermiştir.

Soruya verdiği cevaba baktığınızda bu, sağlıklı düşünen, mantıksal hareket eden ve çevresindekileri de eğitme amacı güden bir öğretmen, bir ebeveyn davranışıdır.

“Onun diktatörlüğü tarihin mahkemelerinde yargılanmış ve dünyanın saygısını, sevgisini kazanmış çok değerli bir figür haline gelmiştir” diyor Şengör ayrıca…

Kitabın tamamını okuduğunuzda Atatürk’ün din hakkındaki görüşlerini, Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki Cumhuriyet inşasında kullandığı düşünce sistematiğini, Şengör’e göre yaptığı hataları da görecek, en azından “bilgi sahibi olup fikir yürütebileceksiniz” diye umut ediyorum.

*

ATATÜRK KİMDİR?

*

Video paylaşım ağı YouTube’da Atatürk hakkında bir video izledim…

Muhabir elinde ki Atatürk resmini sokaktan geçen Almanlara gösterip, “Bu kim, tanıyor musunuz” diye soruyor.

Tanımayanlar oluyor tabi…

Ama tanımayanlara muhabir ikinci soruyu şöyle yöneltiyor; “Peki bu fotoğrafa baktığınızda ne görüyorsunuz? Sizce bu adam ne yapmış olabilir?”

Cevaplar şöyle;

“Asilzade, bilim adamı, yazar, doktor, mucit, banker, devlet adamı, aktör”

*

Bilenlerin cevabı…

“Atatürk! Modern Türkiye’nin kurucusu!”

*

Bence yukarıda Şengör’ün bahsettiği “diktatör” tanımını anlayamayanlar bu sorunun cevaplarına bakarak mevzunun sağlamasını da rahatça yapabilirler.

Hala anlamayan varsa da bence anlamak işine gelmediğindendir…

 

 

 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı