Erdoğan Eğmen
HUTBE
13 Ağustos 2016 Cumartesi 18:09:52

Geçtiğimiz cuma hutbesinde aklımda kalanlar. Buradaki yazılanları okuyucumun yorumuna bırakıyorum.

 

“Onlar, Allah’ı bırakıp, hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh’i rab edindiler. Oysa onlara sadece bir olan Allah’a kulluk etmeleri emredilmişti. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. O, yüceler yücesidir; onların ortak koştuklarından münezzehtir.”1

 

Müslüman olmuş bir sahabi, “Yâ Resûlellah! Biz onlara kulluk etmiyorduk ki!” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Onlar size istediklerini helâl, istediklerini haram kılıyorlardı. Siz de onlara uyuyordunuz öyle değil mi?” diye sordu. Sorusuna “Evet!” cevabını alınca da, “İşte âyette sözü edilen durum budur.” buyurdu.2

 

 Tevhid inancı, sırat-ı müstakimdir, dosdoğru yoldur. Bu yolda sadece bir olan Allah’a itaat, teslimiyet ve kulluk vardır. Bu yolda şirk, küfür, nifak, ikiyüzlülük değil; özüyle sözüyle bir olmak, olduğu gibi görünüp, göründüğü gibi olmak vardır. Bu yolda ahlak, erdem ve samimiyet vardır. Bu yolda eğrilik değil, doğruluk; ihanet değil, sadakat vardır. Bu yolda sapkınlık, azgınlık, haddi aşma ve zalimlik değil; istikamet, adalet ve hakka tabi olmak vardır.

 

Unutmayalım ki; herkes, ahiretteki akıbetini bu dünyada yapıp ettikleriyle kendisi belirleyecektir. Hiç kimse sorumluluğunu ve hesabını bir başkasına asla yükleyemeyecektir.4 O büyük günde tek umudumuz sadık imanımız, samimi niyetimiz, sahih bilgimiz, salih amellerimiz, selim kalbimiz olacaktır. Tek sığınağımız, Rabbimizin engin merhameti olacaktır.

 

Anladınız mı, bence anlamışsınızdır…

Anlamadıysanız devam ediniz bildiğiniz yoldan gitmeye ne diye bilirim ki.

 

Kalem sahibi olmak kolay bir şey değil. Bunu hakkıyla değerlendirmek ise bir irade ve aşk işidir. Bu aşkı yaşama devam edenlerden olmak ne güzel.


Düşünce geleneğinde başkalarına hoş görünmek, birileri tarafından pohpohlanmak bir şey kazandırmaz insana. Övgüler birer tuzaktır. Bunlardan kurtulmanın tek yolu tevazu içinde bir insan olduğumuzun bilincini unutmadan yaşamak ve üretmektir.


Duru sularda bulunmak insana güç verir. Kendisi gibi arı duru bir hâl kazandırır.
 

Ayna iyi ise iyi gösterir.

Sırları dökülen bir aynadaki görüntü de sırları dökük bir yüz sunar.

Hayatta ve sanatta niyet önemli.

 

Bir esere, harekete ve davranışa ruh veren de niyettir.

 

Niyetsiz ibadet edilmez. İbadetin şartlarından biri de niyettir. Namaz kılanlar bilirler ki, namaza başlamadan niyet etmek zorundadırlar. Niyetsiz yapılan her davranış boşa çıkar.
Sanatı hayatın bir parçası hâline getirmek, ona ibadet aşkı yüklemek onu çok daha güçlü kılar.
 

Söz ve yazı insanın birer edimidirler. İnsandan çıkan ve artık uygulamaya geçen durumlardır. Kalemden çıkan bir sözü geri almak mümkün değildir.
 

Ok yaydan çıkmadan önceki durum önemlidir. Ok atma anı artık bir sonuçtur.

Bir sanatçı tarihin bir dönemine tanıklık eder. Dönemi bitince o eseriyle vardır. O eserler eğer manevi bir ruh içeriyorlarsa sonra da o eserler kalıcıdırlar.
 

Sanat bir seçkinlik ve öz duruş ifade eder.
 

Hayat bir seçkinlik üzerine kurulursa bu daha anlamlı olur.

Hayatın her anı bir sınavdır. Onun bilincinde düşünmek, yazmak, konuşmak insanı daha değerli kılar.

 

Haydi kalın sağlıcakla…

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı