Samet Balta
"Yazmak" Üzerine...
8 Haziran 2016 Çarşamba 20:44:48

Yazmanın büyülü yanı, çekici olması. Ancak yazmaya soyunan hiç kimse onun çekici yanına kapılarak kaleme sarılmıyor. Gizli bir dürtü var ki (ister ona ilham diyelim, ister bir başkaldırı, isterse paylaşma tutkusu), duygu ve düşüncelerimizi harekete geçirip onları sanat olarak dışa vuruyor. Yalnız edebiyat değil, bütün sanat dalları aynı kaynaktan soluk almaktadır.

Peki nedir bu kaynak?

Sanatçının iç dünyası…

Kuşkusuz, kişinin bu iç dünyasını sanat olarak dışa vurması için belli bir birikimi olması, bunu dışa vurma gereksinimini duyması ve farklı bir biçim geliştirmesi gerekiyor.

Her şeyin ötesinde, kişiyi yazmaya iten bir neden var: Zorunluluk!

Bu zorunluluk; iç dünyasının baskısı, öfkesi, özlemi, sevgisi, ezilmişliği ve başkaldırması.

Yazarlığı bir meslek olarak seçenler, iç dünyalarından çok dışa kulak verme zorunda kalıyorlar. Onların da bu zorunluluğu her gün doldurması gereken sütunlar, yazması gereken sayfalar oluyor.

Yazmak; direnmek, başkaldırmak, karşı çıkmak…

Her sanat ürünü kan, gözyaşı, acı ve sevgi yanında, en azından bir "alın teri" barındırdığı için değerlidir. 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı