Gökhan Ateş
Hoşçakal Edirne - SON YAZI-
25 Mayıs 2016 Çarşamba 10:30:26

 

Aslında bir iki yazılık hakkım var bu köşede…

Oturdum düşündüm, “gerek var mı” diye sordum kalemin ucunda beni bekleyen kelimelere, cümlelere…

Yüzüme öylece bakıp, “Bize göre her yol Amerika gardaş, yazarsan her türlü anlama gelirih biliyon yani” dediler. 

Sonra baktım bu iş böyle olmayacak, dedim ki kendi kendime “Yazmadığın bir şey kalmadı, bugün hiç yazmadığın bir konuda yaz”

*

Bir buçuk yılı aşkın süredir dördüncü sayfayla olan yol arkadaşlığımız, sizlerle olan dert ortaklığımız bugün itibariyle son buluyor…

2014’ün Ekim’inde başladığım bu kısa vadedeki uzun yolculuğa, bundan sonraki hayatıma Amerika’da devam edeceğim için veda etmek zorundayım.

Klasik, “Gönül bağımız devam edecek” diye beylik laflar etmek istemiyorum…

Sizlerden beni hatırlamanızı dileyecek kadar bencil de olamıyorum…

Hepinizin devam ettirmek zorunda olduğu hayatın sizi rahat bıraktığı, derin bir nefes aldırdığı anlarda zihninizin dehlizlerine bir kelime, bir cümle, bir sözcük bırakabilmişsem kendimi başarılı sayarım.

Bu satırları okuyan, okumaya değer bulan herkese bana yaşattıkları, bana kattıkları için minnettarım.

*

EDİRNE GAZETECİLİK VE MATBAACILIK AİLESİNE

*

Bana her şartta  sadece “Sıkıntı yok” sözleriyle güven veren patronum Volkan Şenveli’ye, “Naber lan sakallı” sorusuyla her gün beni saygı ile andığına inandığım Murat Turgu’ya, matbaanın şampiyon kartallarına, bu sezonun yaralı ama her sezonun dost kanaryalarına, “Amerika’ya ne zaman gidiyorsun” sorusunu bıkmadan usanmadan her gün soran Güray abiye, sayfalar geciktiğinde hiperaktifleşen Veli Abi’ye, emektar Gökmen Abi’ye, katlama ustaları ablalarıma, çok sevgili dostum Sevda Güzey’e, teşekkür etmesem başıma ekşiyecek olan (Şaka şaka:) Nurhan Ablama, benim Edirne Gazetesi’ne başlamamı sağlayan Evrim Özcan’a, zabıtçı Ebru’ya ve tabi ki benim her türlü nazımı çeken, benden desteğini asla esirgemeyen, meslek büyüklerim, üstatlarım Tamer Yavuz, Birol Çakan ve Ercan Bitti’ye, he unutmadan bir de evimizin neşesi, Edirne Gazetesi’nin ödüllü fotoğrafçısı Bekir Tüccar’a, son olarak beni yeniden doğuran, daima iyi bir insan olmaya zorlayan, dünyanın tüm kirleri toplansa üzerinde en ufak bir leke dahi bulaştıramayacak kadar temiz kalpli eşime,  çooooook teşekkür ederim…

*

İsim isim saymaya kalkarsam ben bu işin içinden çıkamam.

Bilin ki öyle yekten ve orantısız seviyorum sizi.

Hepinizi şuraya yazmaya kalksam sayfalara sığdıramam.

Kısa zamanda ne çok anı verdiniz bana…

Şimdi o anılarla baş başa kalıp, onları yılların koynunda demleme vakti…

*

Kimseye karşı bir kinim yok.

Kimseye bir dargınlığım yok…

Ömrün yanında kısa, mesleğin içinde uzun bir süre geçirdim Edirne’de…

Tanıdığım, konuştuğum herkes bana iyi veya kötü bir şeyler kattı.  

Onlara da teşekkürler.

*

Nihat Genç’in bir yazısında okumuştum; “Kelimeler hayatın narkozudur sevgilim” diyordu…

Çok etkilemişti beni…

Yeri gelmişken kullanayım, sulu gözümdür, yukarıda yazılanlar da bu vedanın narkozu olsun…

Daha 15-20 gün Edirne’deyim.

Hepinizi tek tek ziyaret etmeden gitmeyeceğim tabi ki…

Ama bunu kesin, keskin bir veda olarak algılamayın sakın, üzülürüm…

Çünkü biz birbirimizi gerek bu sayfada, gerekse hayatın sayfalarında

“Vedalardan fazla sevdik. O yüzden bir gün mutlaka yeniden hayatın beyaz sayfasında buluşacağız”

Hoşça kal Edirne, sevgiyle, umutla kal…

 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı