Samet Balta
GÜLMEYEYİM DE NAPAYIM “ALBAYIM!”
19 Mayıs 2016 Perşembe 04:07:48

 

“Dünya var olduğundan bu yana hiçbir otorite kendisinin eleştiri konusu yapılmasına istekli görünmemiştir.”

*F.Nietzsche

 

“Çok fazlasına sahip olmak, insanı gün gelir yaşlı hale getirir, ama her şeyin yeterince kararında olması insanı da dengede tutar.”

*W.Shakespeare (Sheakspeare miydi yoksa?)

 

Piyasa karışık son günlerde. Ortalık sanat dövücüleri ile dolu. Sebebi kim peki? Tabiki de ben. Ben yaptım. Bir daha söyleyeyim, belki duymamışsınızdır: “BEN!”

Geçen günlerde yazdığım bir yazı var. Biliyorsunuz. Hatta bazılarınız o yazı yüzünden, şu an dişlerini ya da yumruklarını sıkarak, bana öfke besleyerek okuyor bu yazımı. Bu konuda yapabileceğim bir şey olduğunu sanmıyorum. İstediğiniz gibi okuyun.

***

Albay kuş muymuş, kuş mu albaymış, her neyse. Öyle bir oyunu eleştirdiğim için tepki aldım bazı kesimlerden. Tepkiler hala devam ediyor sanırım. Pek umursamadığım için, bilmiyorum.

Ve bana linç kampanyası başlatmışlar. Komedi de tiyatronun bir parçası, güldüm ben de. Sadece ağzımla değil tabiki.

Gülmeyeyim de napayım “Albayım!”

***

O zaman bu konuya açıklık getirmenin zamanı geldi.

Edirne’yi ne kadar çok sevdiğimi ve önemsediğimi yakın çevremdeki herkes bilir. Bu yüzden birçok yazımda Edirne ve Trakya Üniversitesi’ni konu alırım. Hoşuma giden şeyleri de eleştiririm, hoşuma gitmeyen şeyleri de.

Şu ana kadar birçok kurum, kuruluş ya da olayı olumsuz olarak eleştirdim. Onlar da söz konusu yanlışları düzeltmeye yönelik adımlar atacaklarını söylediler. Yaptılar ya da yapmadılar. Ama hiçbir zaman bana ve yazılarıma aşırı tepki göstererek çirkinleşmediler.

Fakat bundan önceki yazımda söz konusu kurum ve kişiler, kendilerine ve sanatçı kişiliklerine yakışmayacak hareketler ve paylaşımlar yaptı. Benim için hayal kırıklığı oldu bu. Oysa ki ben, onların samimiyetine ve sanatçı kişiliklerine sonuna kadar güveniyordum. Bu güvenimi boşa çıkarttılar.

Beni acımasızca eleştirirken, hakaret etmeyi de ihmal etmediler. Benim hala yeterli miktarda saygım var. Beni eleştirebilirsiniz. Ben buna açığım. Çünkü yaptığım işin bir parçası bu.

Aksine beni eleştirmez, tepki vermezseniz, ben işimi tam anlamıyla yerine getirmemiş olurum. Çünkü edebiyatta, resimde, müzikte, tiyatroda ve sanatın diğer dallarında eleştiri olmazsa olmazdır. İyi ya da kötü.

***

Olumsuz yöndeki eleştiriler benim için daha değerlidir. Benim yanlışlarımı kapatır, geliştirir. Olumlu eleştirilere ise ‘Teşekkür ederim’ demekten başka bir şey yapamam. Sadece minnet duyarım. Ki bu da önemlidir.

Neyse. Sizi fazla yormadan şunları söyleyeyim:

Sanatın içinde, kin, öfke ve kötülüğe yer yoktur. Sanatı güzel kılan da budur zaten. “Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır” sözü bu yüzden söylenmiştir.

Olumsuz eleştiriye açık değilseniz, bu işi yapmayın derim ben.  

Nietzsche ile başladık, onunla bitirelim:

      “Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız, oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür.”

      “Yüksek sesIe konuşanIar ince konuIarı düşünemez.”
 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı