Gökhan Ateş
Siyasetin doğasında siyaset vardır
6 Mayıs 2016 Cuma 16:49:17

Gündemin epey gerisinde kaldım son bir haftadır.

*

Gündemi yakalamak adına ufak ufak değinmek istediğim bazı meseleler var.

*

Bu Yemiş Kapanı Hanı’ndaki “Kandırılma Vakasını” hala anlamış değilim.

Sanırım mevzu; “Av. Sinan Tekin’in aslına uygun yapılsın demesiyle, Recep Gürkan’ın Tekin’in siyasi kimliğine vurgu yaparak Selimiye’nin siyasete alet edilmesine karşı çıkması” arasında bir yerlerde geziniyor.

Bu haliyle bile konuda bir sürü ofsayt pozisyon var.

*

Şöyle;

Edirne’nin tarımından, ticaretinden, sanayisinden, esnafından sorumlu üç büyük sivil toplum kuruluşu nasıl olurda imza verdikleri, destekledikleri bildiriye bir anda bu denli yabancılaşabilir.

Sinan Tekin’in siyasi kimliği olduğunu ve ne yaparsa yapsın her açıklamasına bu kimliğinden sıyrılmadan biraz siyaset serpiştireceğini bilmek için “Edirneli olmaya, Edirne’de yaşamaya” gerek var mı?

Siyasetin doğasında zaten siyaset vardır.

Tasdikli bir siyasetçinin, “Siyasete alet etmeyelim, siyasi bir çıkar için bunları söylemiyorum” söylemleri de kocaman bir siyasettir…

Yani şimdi bu kurumun başındaki kişilerin çıkıp kandırıldıkvari açıklamaları akla, fikre ziyan…

Kaldı ki Recep Gürkan’ın sizleri sağlı sollu yanına dizip yaptığı şey de, “Selimiye’yi siyasete alet etmeyin” sözü de siyasetin ağa babasıdır.

Öyle de böyle de siyasete alet olup, politize edildiniz yani…

Geçmiş olsun…

*

DEĞERLENDİRMELER

*

Başbakan görevden ayrıldığına göre artık Konyaspor için küme düşme süreci de başlamıştır.

Hayırlara vesile olsun.

*

Mehmet Müezzinoğlu başbakan olur mu?

İhtimaller dahilinde elbette…

Erdoğan gibi bir liderin yönettiği ülkede Recep Gürkan’ın başbakanlığı bile şaşırtmaz beni.

Çok yüksekten daldığımın farkındayım, ancak takdir edersiniz ki durum tam da bu…

Sonuç olarak Müezzinoğlu’nun başbakan olması halinde “Vay anasını be ne ters köşe olduk” falan demem.

*

Tekin Bingöl “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın” ölüm yıldönümleri anısına düzenlenen anma etkinliğinde “Devrimcilik şudur budur” diye kürsüden bağrınıyordu…

Devrimcilik hususunda “Atatürk’ün arkasına sığınıp, kurucu iradeyiz” sığlığından öte hiçbir reaksiyonları ve rasyonel fikirleri olmayan “Yeni CHP’lilerin” devrimcilikten söz etmesi daha ilkokulda sınıfça çekildikleri fotoğrafta objektife elleriyle altı yapıp CHP’nin simgesi altı oku gösteren Deniz’in kemiklerini sızlatmıştır.

O net!

*

Valisizlikten kendisini cami avlusuna bırakılmış kızan gibi hissetmeye başladı Edirneliler…

Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasındaki bürokrasi karmaşasından kaynaklı bir kriz ve sıkışma olduğu baya baya belli oluyordu.

Neticede 22 Mayıs’ta son buluyor…

Haziran’da vali gelir.

*

MHP içindeki muhalifler kongreyi yaptırıp Devlet Bahçeli’yi kazık çaktığı koltuktan indirirse AKP için tehlike çanları çalmaya başlar…

Dolayısı ile şuan bir takım algı mühendisi kuşlar tarafından dilden dile yayılan, kulaktan kulağa fısıldanan “Erken seçim” dedikoduları da aniden rafa kalkar…

Ülkemiz yine bir demokrasi ve istikrar cennetine döner.

Ahanda buraya yazıyorum.

*

Dikkatle takip ediyorum 7 Haziran’dan bu yana…

Şuana dek ülkücü ideolojiye gönül vermiş tüm tanıdıklarım partilerinde değişimden yana…

Hepsi aydın, okur, yazar ve kendi ideolojilerini sindirmiş, hazmetmiş, nitelikli eleştiri yapabilen, farkındalığı olan kişiler.

Yeni sözler söylemekten asla kaçınmayan ve tepkilerini eylemleri ile de açık seçik gösteren karakterdeler.

Bize “Aydın sorumluluğu ile vekil oldum” diyen Okan Hocamız ise üst üste 7 seçim kaybetmiş Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğa çakılı kalmasından yana.

Türkiye’nin rasyonel siyasetinde ne bildiğinizle değil, ne yaptığınız, ne söylediğiniz, parti içindeki krizlerde nasıl tavır aldığınız, “akla mı lidere mi” uygun davrandığınızla ilgilenir insanlar…

Üzülerek söylüyorum ki siz lidere göre tavır belirlemiş aydın durumundasınız hocam.

Benim fikrim; aydın lidere göre değil, lider aydına göre tavır belirlemelidir.

Bu noktada kalabilseydiniz keşke…

*

Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) 84’ncü dönem kursiyeri olarak dün sertifikamı aldım.

Öncelikle EFOD Başkanı Serdar İiiyiz, EFOD’un emektar eğitmenleri Behiç Günalan ve Enver Şengül’e bana kattıkları için teşekkürü bir borç bilirim.

Gazetecinin bir kursa gitmesi demek, derslere ya geç gitmesi ya da gidememesi demek olduğundan, dersleri sadece teorik olarak alabildim.

Fotoğraf eğitimini kurs arkadaşlarım ve hocalarımla saha çalışmalarında pekiştiremedim.

Ancak umarım ileriki süreçte bunu da diğer grupların çalışmalarına kaynak yapıp, yancı olarak gerçekleştireceğim J

Sahaya çıkıp çalışan, edindiği bilgileri kadrajıyla pekiştiren kursiyer arkadaşlarım sertifika töreni ile birlikte çok da güzel bir sergiye imza atmışlar.

Her birinin yorumuna, eline, emeğine sağlık…

Sergi defterine yazmayı unuttuğumdan notumu bu köşeye düşmek istedim…

EFOD’un tüm 84’ncü dönem kursiyerlerine gelecekteki fotoğraf maceralarında başarılar diliyorum…

 

 

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı