Gökhan Ateş
Peki o zaman?
8 Nisan 2016 Cuma 09:57:05

 

AKP Edirne İl Başkanlığı’na birkaç sorum olacak…

*

Ama önce…

*

Günlük siyasette köpürtüldükçe köpürtülen –edeb- sınırlarının zorlandığı bazı konuşmaları yerel gündeme uydurmak için mi desem, bakana, başbakana şirin görünmek için mi desem bilmiyorum ama siyasi büyükleriniz söz konusu olduğunda jet hızıyla “Biraz ahlak” diye basın açıklaması tertip etmeyi biliyorsunuz…

*

Siyasi liderlerinizden birisine en ufak bir şey söylendiğinde ve bu bir takım medya çevreleri tarafından ayyuka çıkarıldığında sorumluluk hissedip, soluğu adliyede almayı biliyorsunuz…

*

Peki o zaman Edirne’nin, Edirne halkının hayatını etkileyecek bir gündem söz konusu olduğunda neden hiç sesinizi duyamıyoruz?

*

Peki o zaman Edirne’ye gelmiş sözde tarihçinin Atatürk ve Edirne hakkında yaptığı hakaret içerikli açıklamalar karşısında neden bir basın toplantısı tertip edemediniz?

*

Peki o zaman malum olay üzerinden haftalardır süre gelen tartışma hakkında siyasilerin sözlerine takılı kalmadan önce, bu olay patlak verdiğinde neden harekete geçip, bu kurumun çatısı altında yapılan ayıbı kınamak aklınıza gelmedi?

*

Son olarak her basın toplantısına geldiğimde gözüme ilişen bir durumu sormak istiyorum İlyas Akmeşe’ye…

Makam odanızdaki koltuğunuzun arkasındaki duvarda duran resimlere baktığımızda; başbakan gülüyor sempatik, cumhurbaşkanı gülüyor sempatik, ancak Atatürk somurtuyor.

Ayrıca duvarınızdaki asılı duran fotoğraf, bundan birkaç yıl önce 10 Kasım’da bir yayın organı tarafından “Olmasaydın da olurduk” sözleri ile şoplanarak, Atatürk’ün yüzünü gözünü yara bere içinde gösteren fotoğraf…

Bu benim her gelişimde dikkatimi çekiyor…

Atatürk’ün yüzlerce güzel fotoğrafı varken neden o fotoğraf?

Özel bir nedeni yoksa eğer ben bizzat size Atatürk’ün en çok sevdiği fotoğrafını hediye etmek istiyorum…

Eğer özel bir nedeni varsa da lütfen açıklayın…

*

Siyasilerin genel olarak mecliste, mitinglerde, çeşitli toplantılardaki konuşmalarında kullandığı üslubu zaten genel anlamda hiç beğenmiyorum.

Toplumun gözü önünde rol model olarak duran, konuşmalarını, çalışmalarını kamuoyuna açık alanda sürdüren bir siyasi, bu kadar sinirli, bu kadar saldırgan, bu kadar seviyesiz olmamalı…

Kitleleri peşinden sürükleyen bu kişiler, her söylediği sözün temsil ettiği kitle üzerinde bırakacağı etkiyi hesaba katarak söyleyeceği sözü en seviyeli, en tesirli, en açık bir şekilde söyleyebilmeli…

*

SORU ÖNERGESİ

*

Vekil köy gezisindedir. Köy kahvesinin önünden geçerken yaşlı ama dinç görünümlü bir vatandaş vekili görünce heyecanla oturduğu yerden seslenir.

*

Vatandaş: Vekilim, vekilim dur hele.

Vekil –I: Buyur amca

Vatandaş: Vekilim benim sana bir maruzatım olcak.

Vekil- I: Tabi olsun. Hayrolsun.

Vatandaş: Hayır mı şer mi bilemem. Emme gavgalı olduğum gomşum sıırlarını (sığır) er gün benim evin önünden geçiriii. Sııırları da gosgoca köyde sanki başka yer yokmuş gibi benim evine ününe (önüne) şeediveriyo. Buna bi çözüm bulun.

Vekil-I: Not aldırıyorum amca. Tam olarak hangi bölgeye şeediyo bu sığırlar.

Vatandaş: (eliyle göstererek) Ahanda bu şu garşıda gördüğün evin iki sokak arkasında benim ev var. Onun önünü

Vekil – I: Vah vah! Anlaşıldı. (Danışmanına dönerek) yaz bunu soralım.

Danışman: (Heyecanla ceketinin iç cebinden kalemi kağıdı çıkararak) Hemen vekilim. (Heceleyerek) Evin önünü sığırlar pisliyor. Komşular kavgalı. (Etrafa bakarak) başka yol var mı bakalım. Heh tamam başka yol da yok. Bu süper önerge. (Vekilin kulağına eğilerek) sayın vekilim hadi yine iyiyiz yarını da kurtardık.

Vekil –I: (Başıyla onaylar ve karnını içine çekerek daha da dik durur ve amcaya dönerek) Amca senin sorunu çözeceğiz hayırlısıyla. Arkadaş not aldı. Ben sorucam bunu onlara.

Vatandaş: Kime sorcan vekilim?

Vekil- I: Bakana soracağım amca. Gönlün rahat olsun. Şimdi bakan düşünsün.

Vatandaş: İyi de vekilim bakana  ne benim evin önündeki b.ktan.

Vekil –I: Aaa olur mu amca. Kavgalı olduğu komşusu onun evine pisletse hoşuna gider mi? (Danışmanına göz kırparak döner) değil mi ama?

Danışman: (Başıyla onaylayarak) tabi efendim. Şey etmemek lazım.  

Vatandaş: Sayın vekilim ben sizden daha golay bişey isteycedim.

Vekil – I: (Gerinerek) Tabi isteyeceksin, biz senin hizmetkarınız.

Vatandaş: Sağol vekil efendi. Diceeem o ki bizim gomşu biraz inat. Bende kinci insan değilim. Gaç defa araya insan sokup bu usumeti (husumet) tatlıya bağlamak istedim. Emme adamda tık yok. Ben bezdim canımdan beya. Anım (hanım) er sabah evin önünde ayvan b.ku temizlemekten asta oldu. Sen mebussun. Devletimizin temsilcisisin. Belki seni dinler. Birde sen el atıver şu işe diye ricada bulunacadım. Öyle bakana makana sormaya gerek yok.

Danışman: (Gözleri fal taşı gibi açılır ve heyecanla atılır) Yok yok olmaz.

Vatandaş- Vekil: Ne olmaz.

Danışman: Bugün olmaz amaan şimdi olmaz.

Vatandaş – Vekil: Ne olmaz

Danışman: Barışmak olmaz

Vekil –I: (Anlar) Hee. Anladım ben.

Vatandaş: Ne anladınız vekilim ne oluyor yahu

Vekil-I: Amcacım benim danışman az evvel buraya gelmeden önce sevgilisinden ayrılmıştı. Kız dayanamamış ayrılık acısına barışmak istemiş herhalde bizimki de heyecan yaptı mesajı okuyunca. Seviyor aşık bu kızan.

Vatandaş: (Anlam veremez ama başıyla onaylar) Anladım vekilim. Benim size diyeceem bu kadar.

Vekil –I: Anladım. Bir vekil olarak gerekeni yapacağım. Hiç şüphen olmasın.

Vatandaş: Hay çok yaşa vekilim. Çöz şu işi gözünü sevem.

Vekil-I: Tamamdır amca. Ben artık gideyim. Malum program yoğun. Ama ben senin meseleyi not aldım. Bugün yarın çözüyorum bu işi.

Vatandaş: Tamam vekilim, çok sağolun. Haydi selametle.

Vekil-I: (Arkasını dönüp giderken danışmanına fısıldar) Hemen yazdır bunu. Soru önergesini hazırlat. Verelim yarın gazetelerde çıksın. Çalışıyoruz biz. Halkımız görsün. Evlerinin önündeki pislikle bile ilgileniyoruz.

Danışman: (Telefona sarılır) Yarın ki önergemiz…  Hemen yazıp gaztelere gönderelim.

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı