Müze gibi berber dükkânı
Edirneli berber ustası Nevzat Kasrat mesleğe ilk başladığı günden bu yana hatırası olan ve kullandığı her malzemesini saklayarak bugünlere gelmesini sağladı.
2 Ocak 2020 Perşembe 09:15:42

Edirneli berber ustası Nevzat Kasrat mesleğe ilk başladığı günden bu yana hatırası olan ve kullandığı her malzemesini saklayarak bugünlere gelmesini sağladı. Nevzat Kasrat’ın eskiye olan merakı berber dükkanının, duvarından raflarına kadar her yere yansıdığı görülürken, 1981 yılından beri duvarda olan berber tarifesi gelenlerin dikkatini çekiyor.  Kasrat dükkanda bulunan eski malzemelerin müşterilerin ilgi odağı olduğunu belirterek, malzemelerin kaç yıllık olduğunu ve hatıralarını sorduklarını söyledi.

Elinin dokunduğu gözünün gördüğü ve anısı olan her şeyi sakladığını ve koleksiyon oluşturduğunu söyleyen Kasrat 1969 yılından bu yana mesleği boyunca biriktirdiği sözde kalmış anılarını da 7 yıl önce kaleme alarak kitap haline getirdi.

Yıllar öncesinde babasının seyahat sırasında kullandığı tıraş takımlarını, berberlerin Almanya’dan getirdiği makasları ve şuan piyasada dahi bulunmayan jiletleri dükkânındaki mini müzede saklayan Kasrat müşterilerinin bazı şeyleri istediğini fakat vermediğini söyledi.

Dükkanını açtığı ilk yıllardan bu zamana kadar vergi levhaları, evraklar, hatta yaklaşık 50 senelik olan berber tarifesini saklayan Kasrat, tarifede yazan uygulamaları şimdilerde müşterilerin ve berberlik mesleğini yapan yeni nesil berberlerin dahi bilmediğinin altını çizdi.

Kasrat, “1969 yılında berberlik yapmaya başladım. Mesleğe başladığım ilk günden beri kullandığım usturalarımı ve malzemelerimi saklıyorum. Bir nevi onlarla koleksiyon yapıyorum. Yıllar önce babamın seyahatlerde kullanılan mini el çantası şeklindeki tıraş takımını bile saklıyorum. Hepsinin ayrı ayrı anısı ve yaşanmışlıkları var benim için. Teknoloji gelişti her gün insanların daha az yorulacağı, daha iyi şartlarda mesleğini icra edeceği yenilikler çıkıyor. Bu sadece berberlikte değil tüm işler için geçerli. Ben sadece kendi işimde elimin değdiği gözümün gördüğü ve bana anı bırakan malzemelerimi saklıyorum. Buraya gelen müşterilerim görüyorlar ve çok beğeniyorlar. Yıllardır bana tıraş olmaya gelenler artık berber dükkânımın bir köşesini müze gibi kullandığımı bilir. Yeni gelenlerde zaten şaşıyorlar hepsini sorup öğreniyor, hatta fotoğraf çekiyorlar. Benden isteyen bile oluyor fakat ben vermiyorum tabii ki. Dükkânımı açtığım ilk günden bu güne kadar ki tüm tarifeler, vergi levhaları ve evrakların hepsi duruyor. En eski olan tarifelerden birini çerçeveletip astırdım. Şimdilerde berberlerde çok kullanılmayan terimler var. Ne olduğunu merak eden soruyor bende seve seve anlatıyorum. Yaşanmışlığı ve anısı olan her şey bana saklanması gerekiyormuş gibi geliyor. Bunun için zaten zamanında bir kitap yazdım. ‘Ben Edirneliyim’ kitabımda doğumumdan çocukluğuma mesleğimi yaptığım ilk zamanlardan son zamanlara kadar yaşadığım ilginç ya da komik anıları yazdım. Dediğim gibi yaşanmışlıklar ve anılar gelecek nesillere bırakılmalı. Gerek böyle koleksiyonlarla gerekse yazarak. Ben ikisini de elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. İleriki yıllarda da çocuklarımın bu şekilde koleksiyonuma sahip çıkıp gelecek torunlarımıza, hatta onların torunlarına aktarılmasını isterim” dedi.

O DÖNEMDEKİ UYGULAMALARI ANLATTI

Yaklaşık 50 yıl önce Edirne Berberler Odası tarafından uygulanan tarifesini saklayan Kasrat bu tarifeyi çerçeveletip dükkânının duvarına astı. Tarifeyi müşterilerin sürekli merak ettiğini ve onlara anlattığını söyleyen Kasrat şimdilerde kullanılmayan ve isimleri bilinmeyen uygulamalardan bahsetti.

Kasrat, “Eski tarifelerden duvarımda çerçevelenmiş olanın üstünde bazı terimler var dediğim gibi. Şimdilerde berberler tarafından kullanılmayan terimler. Onlardan bir kaçını anlatmak isterim. Örneğin; briyantinli tuvalet vardır. Eskiden saç spreyleri yoktu. Onun yerine briyantin vardı, eczanelerde satılan. Saç tıraşı olduktan sonra kolonyayla hafif briyantini karıştırıyorduk ve saçlara sürüyorduk. Saçları parlak gösterir ve yatırırdı. Ellerinin dayanabileceği kadar sıcak suyun içinde havluyu sıkıyorsun ve sakal tıraşından sonra müşterinin yüzüne tutuyorsun. Müşteriyi sakal tıraşından sonra rahatlatacak bir şey bu kompres. Friksiyon vardır yine levhamızda. Bu da saç tıraşı yapıyorsun ardından saçı kolonyayla kaşıyorsun saç diplerini. Bu işleme verilen addır friksiyon. Çocuk tıraşı makine ile diye belirtilen bir tarife vardı önceden. Daha uzun sürüyordu ve daha ucuzdu. O yüzden bu şekilde adlandırılıyordu. Saçları önceden diş fırçalarıyla boyardık, bıyık boyatıyorlardır” dedi.

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı