Gönüllü olarak denetliyorlar
Eyes On Animals Derneği Başkanı Lesley Moffat ile dernek üyesi ve hayvan ferahı müfettişi Asalet Sançakdaroğlu Kapıkule’de ülkenin et ihtiyacı için sevk edilen büyük baş hayvanların yollardaki taşıma koşullarını denetleyerek rapor hazırlanıyor.
9 Temmuz 2018 Pazartesi 09:19:56

Tamer YAVUZ

Eyes On Animals Derneği Başkanı Lesley Moffat ile dernek üyesi ve hayvan ferahı müfettişi Asalet Sançakdaroğlu Kapıkule’de ülkenin et ihtiyacı için sevk edilen büyük baş hayvanların yollardaki taşıma koşullarını denetleyerek rapor hazırlanıyor.

Dernek üyeleri özellikle 3 bin kilometrelik yolu hayvanların ayakta gelmek zorunda bırakılması sıkışık taşımalardan doğan aksamaları ve bu tür sıkıntıları tespit ederek  önlemler almasını sağlıyor.

Kendi imkanlarıyla gönüllü olarak bu işi yaptıklarını kaydeden hayvan ferahı müfettişi Asalet Sançakdaroğlu, “Biz Avrupa’dan gelen bir hayvan sever derneğiyiz. Bizim iki derneğimiz var biri Eyes on Animals diğeri de Animal Welfare Foundation. Bunlar Avrupa’nın ve dünyanın çeşitli yerlerinde çalışan sivil toplum örgütleri. Buraya gelişimizdeki neden Türkiye’deki hayvan sayısını arttırmak ve ihtiyacı azaltmak gidermek için yurtdışından kamyonların üzerinde hayvan nakilleri yapılıyor. Bu nakiller sırasında hayvan refahı ihlalleri yaşanıyor. Bu hayvanların bazen otları verilmiyor, bazen suları verilmiyor, belli bir süre dinlenmeleri gerekiyor bunlar yapılmıyor. Paragöz birçok insan var. Bir kamyona kırk tane sığır sığacağına altmış, yetmiş tane sığdırıyorlar. 3 bin kilometrelik yolu hayvanlar ayakta gelmek zorunda kalıyor. O sıkışıklıktan dolayı suya ulaşamıyorlar. Bu tür sıkıntıları tespit edip, önlemler alıyoruz. Hazırladığımız raporları yetkililere veriyoruz, onlar da bu tür firmalara yaptırım uyguluyorlar. Edirne’de bulunuşumuzun amacı şimdilik budur” diye konuştu.

“ÇORLU’YA BAYILTICI HEDİYE ETTİK”

Bu gelişlerinde ilk önce Çorlu’daki kesimhaneye gittiklerini kaydeden Sançakdaroğlu, “Oraya bir bayıltıcı hediye ettik. Bayıltıcı, hayvanlar bilinçli olarak kesilmesinler, kesilmeden önce bayıltılsın ve acıyı hissetmesin diyedir. Bu bayıltıcılar Türkiye’de yayılıyor. İslamiyet’teki arkadaşların bir endişesi olmaması lazım çünkü hayvan ölmüyor. Hayvan sadece bayılıyor, acı çekmeden kesiliyor. Bununla ilgili Türkiye’de ciddi çalışmalarımız var. Diyanet İşleri ile konuştum, Din İşleri Yüksel Kuruluna kadar çıktık. Onlara bu işin nasıl olduğunu anlattık. Onlarda acısız kesim caizdir diye fetvalarını verdiler. Bu sayede biraz daha rahatladık. Din işleri buna müsaade ediyor ama şimdi sıkıntı halkta. Bunu halka anlatmak için zamana ihtiyaç var. Biz şimdiye kadar Ege’yi Trakya’yı ve İç Anadolu bölgesini dolaştık. Gördüğümüz bütün kesimhanelerde sıkıntı var. Hayvan kesiminin olduğu her yerde sıkıntı oluyor. Edirne’de henüz bir kesimhane görmedik. Şimdiye kadar 5-6 kere Kapıkule’de denetimlerimizi yaptık” şeklinde konuştu.

“HAYVANLARIN 12 SAAT DİNLENDİRİLEREK YOLCULUK YAPMALARI GEREKİR”

Daha önceki ziyaretlerde durumların çok kötü olduğunu ifade eden Sançakdaroğlu,”Bazen kamyonlar geliyordu, içinde bacağı kırılmış, ölmüş hayvanlar çoktu. Fakat bu günkü denetimlerimizde kamyonlar oldukça temizdi. Sadece kamyonların bir kısmını çok fazla doldurmuşlar. 30 tane sığır koyacağına 40 tane koymuşlar. Hayvanların belli bir süreden sonra altları temizlenmeli, kamyondan indirilip kamyon temizlenmeli. Hiç temizlemeden Kapıkule’ye kadar geliyorlar. Avrupa’dan kamyon yola çıktığında şoförün eline bir karne veriliyor. Bu karnede falanca yerde duracaksın, hayvan 12 saat dinlenecek, sonra devam edeceksin yazıyor. Hemen hemen her ülkede durak yerleri var. Edirne’de de iki tane var. Paragöz insanlar tabi ki durmuyorlar, yollarına devam ediyorlar. Bu geldiğimizde çalışmalarımızın işe yaradığını gördük. Kapıkule’deki veterinerler, ‘siz ne kadar çok gelirseniz kamyondakiler bundan haberdar oluyorlar ve sizin sayenizde hayvanlar daha temiz gelmeye başladı’ diyorlar” ifadelerine yer verdi.

“BURADAKİ ET FİYATLARI MECBUREN YÜKSEK”

Türkiye’de bir hayvan serbest olarak doğup ve büyüdüğünü belirten Sancakdaroğlu, “Fakat Avrupa’da bir hayvan doğduktan sonra hiçbir zaman annesini görmüyor. Hiçbir zaman anne sütü emmiyor. Sadece ayaklanabileceği kadar bir kafeste büyüyor ve orada ölüyor. Orada mesela civcivlerin arasından erkek olanları seçiyorlar canlı canlı kıyma makinesine atıyorlar ve böyle olunca üretim daha güçlü oluyor diyorlar. Orada bir can var ve bunu düşünen yok. Orada et fiyatları ucuz. Sen hayvanı kafese tıkarsan o hayvan hareket etmediği için sadece etini verir. O hayvan annesi görmeden 6 ay geçtikten sonra suni döllenmeyle hamile bırakılıp tekrar üretim sağlanıyor. O hayvan sürekli et üretiyor, sürekli süt üretiyor. Türkiye’de hangi vicdan sahibi bunu yapar. Yapamadığından dolayı da burada et fiyatları mecburen yüksek olmak zorunda. Et fiyatlarını Almanya ile kıyaslamak hiç doğru değil çünkü orada hayvan hayvan değil, bir makine” dedi.

“Çiftlik konusunda ise Avrupa en geridedir”

Eyes On Animals Derneği Başkanı Lesley Moffat ise “Benim kendimi fokusladığım konu kesimler ve nakiller. Kesimler konusunda Türkiye’nin baya bir ilerlemesi gerekiyor. Nakiller konusunda bütün ülkelerde sıkıntılar var. Çiftlik konusunda ise Avrupa en geridedir.”

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

edirneportal.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı